Çağdaş Sözlük

boğaz ~ بوغاz

Kamus-u Fransevi - boğaz ~ بوغاz maddesi. Sayfa: 288 - Sira: 20

Qu'est-ce que boğaz بوغاz , le sens du mot بوغاz. A propos بوغاz turque. Dictionnaire de langue ottomane

بوغاz fransızca ne demek, بوغاz anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük

بوغاz ماذا تقصد الفرنسية بوغاz وسائل الفرنسية بوغاz معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية

boğaz ~ بوغاz güncel sözlüklerde anlamı:

Boğaz :::


  1. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik
    Örnek: Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir. Ö. Seyfettin

  2. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm.

  3. İki dağ arasında dar geçit, derbent
    Örnek: Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu. F. F. Tülbentçi

  4. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

  5. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse.
    Örnek: Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak! Y. Z. Ortaç

  6. Yeme içme.

  7. İki kara arasındaki dar deniz.

  8. 1 - İki denizi birbirine bağlayan, biçimleri, uzunluk ve genişlikleri, üzerindeki akıntı düzenleri gibi özellikleriyle ayrımlı dar su geçidi; 2 - Dağlık yörelerde komşu iki koyağı birbirine bağlayan ya da genç koyakların kimi kesimlerinde görülen çok dar, dik ve kayalık yamaçlı geçitler, bkz. boyun.T. : 2 - derbent

boğaz ::: boynun ön bölümü , iki dağ arsındaki dar geçit , iki kara arasındaki dar deniz

Boğaz ::: Dil kökü ve soluk borusu (trakea9 arasında bulunan ses cihazı gırtlak

boğaz ::: gebe, kursak