mahmuz ~ محموض
Kamus-u Fransevi - mahmuz ~ محموض maddesi. Sayfa: 1131 - Sira: 24

Qu'est-ce que mahmuz محموض , le sens du mot محموض. A propos محموض turque. Dictionnaire de langue ottomane
محموض fransızca ne demek, محموض anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük
محموض ماذا تقصد الفرنسية محموض وسائل الفرنسية محموض معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية
mahmuz ~ محموض güncel sözlüklerde anlamı:
MAHMUZ ::: Oksitlenmiş, hamızlanmış.
MAHMUZ ::: (Mihmaz. dan) Binilen hayvanın sür'atini arttırmak maksadıyla dürtme için potin yahut çizmenin ökçesine takılan demirden yapılmış âlet. * Kovanların çerçevelerine peteği tesbit etmek için kullanılan mâden tekerlekçik. * Bir yapıyı veya duvarı, dıştan beslemek için kullanılan destek, payanda. * Bir köprünün ayaklarının uç kısmında çıkıntı yapan taş kütlesi. * Düşman gemisinin bordasına girmek ve onu batırmak için bazı eski harp gemilerinin ön tarafında bulunan, ileriye doğru uzanmış takviyeli kısım.
mahmûz ::: (a. s.) : hamızlanmış, oksitlenmiş.
Mahmuz :::
- Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça
Örnek: Konağın içinde kılıç ve mahmuz şakırtıları duyuldu. A. Gündüz - Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı.
- Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı.
- Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.
- bk. köprümahmuzu.
mahmuz ::: oksitlenmiş , hamızlanmış , (mihmaz , dan) binilen hayvanın sür'atini arttırmak maksadıyla dürtme için potin yahut çizmenin ökçesine takılan demirden yapılmış alet , kovanların çerçevelerine peteği tesbit etmek için kullanılan maden tekerlekçik , bir yapıyı veya duvarı , dıştan beslemek için kullanılan destek , payanda , bir köprünün ayaklarının uç kısmında çıkıntı yapan taş kütlesi , düşman gemisinin bordasına girmek ve onu batırmak için bazı eski harp gemilerinin ön tarafında bulunan , ileriye doğru uzanmış takviyeli kısım
mahmûz ::: (a. s.) hamızlanmış, oksitlenmiş.
MAHMUZ :::